Reklam Verin
Hoş Geldiniz!

Bugün : 13 Aralık 2018 Perşembe

KIYAMET Sahnesi
MELEKLERDE ÖLÜR
GERÇEK HÜSRAN NEDİR.
HİLAL nerede gören varmı ?
ŞEFAAT
İbadet nedir ? video
Sünnet'in önemi video
İman 2 video
Miraç kandili video
Rağaip kandili video
İman 1 video

ELEŞTİRİLER'E CEVAPLAR
Anasayfa
ALTIN YÜZÜK takmak erkekler'e haram mı?
ASR SURESİ
ALLAH VARDIR
ABDEST'SİZ KURAN
ADAM ÖLDÜRMEK
ALLAH’IN VELILERI
ANNE BABA HAKKI
BİRLİK OLMAK
BELALARA KARŞI SAVUNMA DUASI
CAHIL HOCALAR
CEMAATLAR VE TARIKATLAR
CEHENNEM
CUMA NAMAZI
CIHAD ..(SAVAS)
CEHALET
CENNET
CIMRILIK VE ISRAF
CEHENNEM'LIK KULLAR
DÖRT MEZHEP DIŞINDAKİ MEZHEPLER BAATIL MI?
DIN'DE ZORLAMA VAR MI?
DÜNYA nimetleri
DUA VE TEVEKKÜL
Dua ve Tevekkül'de hatalı davranışlar
Ey inananlar
ECEL VE ÖLÜM
EN BÜYÜK GÜNAH : ŞİRK
FATİHA SURESİ
Felak suresinin hikmeti
GUSÜL
HADİSLER'E BAKIŞ AÇIMIZ
HİLAL'İ GÖRMEK
H.Z. MUHAMMED
IHLAS ve NIYET
İMTİHAN
İBA’DET
IÇKI VE KUMAR
İYİ NİYETLE HARAM İŞLENEBİLİR Mİ?
IMAN VE GAIP
KAZA NAMAZI
KAZA VE KADER
KABIR AZABI VAR MI?
KURAN’I NE İÇİN OKUMALIYIZ
KURAN’A KARŞI GÖREVLERİMİZ
KURAN OKUMAK
KURAN AHLAKI
KURBAN
KULLUK NASIL OLUR?
KIYAMET VAKTI
MAHŞERDE SORGULAMA
MAGAZIN HOCALARI
Mürted olmayı gerektiren haller
MÜTEVATÜR HADİS VAR MI?
MUNAFIK’IN VASIFLARI
MÜNAFIKLAR
MÜRTED (Dinden çıkmak)
Müslümana Kafir demek
MEZHEPLER ÜZERINDEN SIYASET
Müslüman'a Kafir demek
Misyonumuz nedir?
MÜSLÜMAN KIMDIR
MIZAN MAHSER
MÜZİK DİNLEMEK HARAM MI?
NAMAZ VE VAKITLERI
NASIL BİR ALLAH’A İNANIYORSUNUZ
NAMAZ’SIZ MÜSLÜMAN
NAMAZLARI BİRLEŞTİRMEK
ORUÇLA İLGİLİ GÜNCEL MESELELER
ORUÇ
ÖLÜLERE KURAN OKUMAK
RESULLER'İN GÖREVİ nedir?
RIZIK
SABIR ve MÜCADELE
SADAKA VERMEK
SADAKA'nın kısımları ve mahiyeti
SELEFİLİK
SÜNNET-HADİS AYNI MI?
sizin İLAH’ınız hangisi
ŞİRK
ŞEFAAT
ŞEYTAN
Sosyal adaleti sağlamak
ŞEHİD olmanın Şartları
TAKVA
TÜRKÇE NAMAZ
TEKFİR ETMEK
TEVBE ve MAGFIRET
YARATILIS GAYEMIZ
ZEKAT’IN MIKTARI
ZEKAT
ZIKIR -TESBIH
ZINA VE FUHUS
Chat Edelim

ADALET İSTİYORMUYUZ ?
ALLAH DOSTLARI
ALLAH’TAN GELEN CENNET VİZESİ
BERAAT GECESİ
BÖLÜCÜLÜK
DUA VE TEVEKKÜL
DİNDE MAHALLE BASKISI VARMI?
EN BÜYÜK GÜNAH
HÜSRAN
HİCRET
HASED-KİN
HANGİ HOCAYA İNANALIM?
KENDİNİ BİLMEK
KURBAN
KURAN'LA TANIŞMAK
KULLUK İTİRAFI
KARDEŞLİK
KURAN’A KARŞI GÖREVLERİMİZ
MİRAÇ 'ın dünya merhalesi(ısra)
MUHARREM AYI VE ÖNEMİ
MİRAÇ’IN SEMA MERHALESİ
ÖLÜMSÜZLÜK MÜMKÜN MÜ ?
ORUÇ'UN MAHİYETİ
OY VERMEK
RAMAZAN AYININ FAZİLETİ
SEÇİMLERDE OY KULLANMAK
TÜRBAN
TERÖR
TEVBE VE MAĞFİRET
ÜÇ AYLAR
YARATILIŞ GAYEMİZ
ZEKAT ZAMANI

OY KULLANMAK
İŞİD GERÇEĞİ
ARAŞTIRMA
CİN ÇARPMASI
ÜMMÜ GÜLSÜM
ADAYLARA NASİHAT
Hak için verilen herşey halk içindir.
BELALARA KARŞI SAVUNMA DUASI
MÜSLÜMAN’MIYIZ ?
ANA BABA HAKKI
ASGERİ ÜCRET
RABBİM ALLAH'dır.
Sizin İLAHınız hangisi
DEHŞET GÜNÜ
Günah sildirme ayları
REGAİB kandili
ENBÜYÜK ONUR MADALYASI
BERAAT GECESİ
MİRAÇ 'ın dünya merhalesi
ÖZGEÇMİŞİM
MİSYONUMUZ




Defteri Yaz
Defteri Oku

 

Kur'an'a abdestsiz dokunabilir miyiz?

بسم الله الرحمن الرحيم ---- السلام عليكم ورحمة الله وبركاته
Muhterem kardeşlerim !
Kur'an, Müslümanlar'ın hayat rehberi olan bir kitaptır.
Müslümanlar,hayatlarının her merhalesinde ihtiyaç duydukları her meseleyi Kur'an'a arz etmek zorun dadırlar.
İşte bunun için Kur'an Müslüman'ın el kitabıdır.
Müslüman,günlük hayatında kur'an'la devamlı haşır neşir olmak zorundadır. Onu devamlı yanında taşımalı ve her fırsatta yüce Rabbi ile konuşmalıdır.
Ama ne yazık ki Müslüman kişi, Kur'an'a her dokunuşunda kendini abdest almak zorunda hissettiği için,abdest almaya üşenmekte ve böylece hayatından Kur'an'ı uzaklaştırmaktadır.
Peki Kur'an'a abdestsiz dokunmak haram mı?
Cevap: Kur'an’a abdestsiz dokunmak,tutmak ve okumak haram değildir.
Ayrıca kadınların aybaşı ve doğum sonrası hallerinde kur'an okumaları ve kur'an’a dokunmalarıda haram değildir.


Bu konuda delil olarak gösterilen ayetin bu konuyla hiçbir alakası yoktur.
Çünkü vakıa suresinde:Kuran’ın peygamberimize gelinceye kadar olan süreçte Allah tarafından korunduğu ve ona cin ve şeytan eli deymediği kastedilerek”Ona tertemiz olanlar(melekler)den başkası dokunmaz”ifadesi kullanılmıştır.(56/79
)Bu ayetten kuran abdestsiz okunmaz veya ona el sürülemez diye bir hüküm çıkarılamaz.
Ziira vakıa suresi mekkede nazil olmuş ,abdest'le ilgili ayetler ise medine de inmiştir.(5/6)
Yani vakıa suresi nazil olurken,henüz ortada abdestle ilgili hükümler bile yoktu.İşte bu yüzden vakıa suresindeki ayetlerin,abdestle yakından uzaktan alakası yoktur.
Çünkü kuran müslümanın el kitabıdır.
Müslüman onu, daima yanında taşımalıdır. Bu mesele kadınlar açısından erkeklere nisbetle daha mühim bir meseledir.


Çünkü kadınlar,ömrünün üçte biri'ne yakın bölümünü aybaşı halinde geçiriyorlar.
Bu ise onların hayatlarının üçte biri'ne yakın bölümünü kuran’dan uzak yaşaması demektir.
Bu ise İslam’ın bizden istediği bir şey değildir.
(üstad)
(abdulmetinhoca.com)


Bu konuyla ilgili araştırma yapmak isteyen kardeşlerimiz,
aşağıdaki araştırma yazısını okuyabilirler.

Biz burada söz konusu kurallardan birisini; "Kur'an'a abdestsiz el sürüle­meyeceği"
dolayısıyla okunamayacağı yolundaki iddiayı
ve bu iddiaya delil olarak gösterilmeye çalışılan Vakıa Suresi'nin 79. ayeti üzerinde duraca­ğız.
Ayette; «Ona (Kitab-ı Meknun'a ve­ya Kur'an'a)
arınanlardan başkası te­mas edemez.» (56/Vakıa, 79) deniliyor.
«Arınanlar» diye tercüme ettiğimiz «mutahharun» kelimesi
elimizdeki mevcut meallerde,
Maide Suresi'ndeki abdestle ilgili 6. ayette geçen ve maddi temizlenmeyi ifade eden (fettahharu: temizlenin) kelimesiyle eş anlamlı ola­rak kullanılmakta
ve böylece Kur'an'a ancak abdestli olanların dokunabileceği sonucu çıkarılmaktadır.
Acaba gerçekten, iki ayrı ayette ge­çen bu iki kelime
aynı anlamları mı ifade etmekte yoksa
farklı anlamlar mı taşı­maktadırlar?
Bu konuyu açıklığa ka­vuşturabilmek için
Kur'an-ı Kerim'deki ve Arap dilindeki bu kelimeyle ilintili di­ğer türevlere bakmak sanırız yerinde olacaktır.
Lügatte; "temizlemek, arıtmak, pis­liği gidermek,
kadınlar için hayızdan te­mizlenmek... vs." anlamlara gelen
ve kökü "ta-he-ra" olan fiil Kur'an-ı Kerim'de ve Arap dilinde en genelde iki an­lamda kullanılmaktadır.
Birincisi; Maide Suresi 6. ayetteki (fettahharun) fiilini de içine alan ve bizzat maddi temizliği içe­ren ve bu anlamda kullanılan (ta-he-ra) fiilidir,
ikincisi ise; insanın veya en ge­nelde yaratıkların kalbi ve manevi temizliğini, küfür ve batıl pisliğinden arınmışlığını ifade için kullanılan aynı kök­ten alınmış fakat farklı varyanttaki (ta-he-ra) fiilidir.
Aşağıda örneklerle açıkla­yacağımız üzere Vakıa Suresi 79. ayetinde geçen (mutahharun) kelimesi de sözünü ettiğimiz ikinci anlamı ifade eden (ta-he-ra) fiilinin bir türevidir.
Maddi temizliği ifade etmek için kul­lanılan,
ayetin bütünlüğünden de bizzat su ile temizlenmeyi ifade ettiği anlaşı­lan ve hemen hemen aynı anlamı içe­ren fiil kalıpları (vezinleri)ndan türeyen
"temizlenmek" kelimesi kısaca Kur'an-ı Kerim'de
şu şekillerde geçmektedir.
«...Eğer cünüp iseniz temizlenin (fettahharun).» (5/Maide, 6)
«...Temizleninceye (yethurne) ka­dar onlara yaklaşmayın.»
(2/Bakara, 222) «...Ve gökten tertemiz (tahura) bir su indirdik.» (25/Furkan, 48)
«...Rableri onlara tertemiz (tahura) bir içki içirmiştir.» (76/İnsan, 21)
Görüldüğü gibi bu ayetlerde geçen temizlenmek kelimesi
maddi temizlik yani Maide Suresi 6. ayette de olduğu gibi
su ile temizlik anlamında kullanıl­mıştır.
Bu anlamdaki pratik kullanım hakkında da örnek verecek olursak;
"su ile yıkadım (iğteseltu) guslettim den­mek istendiği zaman (tetahhertü veya ittahhartü)" derler.
1 Bu konudaki ayet ve kullanım örneklerini artırmak mümkün,
ancak bu kadarla yetinerek keli­menin ifade ettiği ikinci anlama geç­mek istiyoruz.
«...Allah onların kalplerini temizle­mek {en yutahhira) istememiştir.» (5/Maide,41)
«...Ey Meryem, Allah serti seçti, te­mizledi (tahharaki) ve seni dünyaların kadınlarına üstün kıldı.» (3/AI-i Imran, 42)
«...Seni inkar edenlerden temizle­yeceğim (mutahhiruke)...» (3/AI-i imran, 55)
«...Allah sizden kiri gidermek ve si­zi tertemiz (yutahhirakum tathira) yap­mak istiyor.» (33/Ahzab, 33)
«Değerli, şanlı, yükseltilen, temiz tutulan (mutahharatin) sahifeler için­dedir.» (80/Abese, 13-14)
«Allah tarafından tertemiz (mutahharaten) sahifeler okuyan bir elçidir.» (98/Beyyine, 2)
Bundan başka pratik kullanımda Araplar günahkar kimsenin
temizlen­mesi için (Tahhir) kelimesini kullanırlar,
Müddessir Suresi'nde 4. ayette ge­cen (Elbiseni temizle; tetahhir)
aynı şe­kilde nelsini, ahlakını temizle anlamını ifade etmektedir,2
Çocuğun "sünnet edilmesi" anlamında da Arap dilinde aynı kelime kullanılmaktadır.
Görüldüğü gibi yukarıdaki ayetler­de ve pratik kullanımlarda geçen
(ta-he-ra) fiili vezin (fiil kalıbı) değiştirerek kalbi temizliği (5/41),
küfür ve şirk pisli­ğinden uzaklaştırılmak suretiyle arındırılmışlığı (3/55) ifade eder bir anlam kazanmıştır.
Söz konusu olan Vakıa Suresi 79. ayette geçen kelime de aynı vezinde ve aynı anlamda kullanılmış­tır.
Dolayısıyla bu ayetlerde geçen "mutahharun/temizlenenler"
kelimesi­nin abdest almakla hiçbir alakası yoktur.
Ayetlerin siyak ve sibakı da göz önünde tutulursa görülür ki; ayet
abdest alanlardan değil, arınmış olan melek­lerden bahsetmektedir.
Ayeti daha iyi anlayabilmek için da­ha öncesi ve daha sonrasına da
baş­vurarak yeniden gözden geçirelim.
«O elbette değerli bir Kur'andır.» (56/77); «Korunmuş bir kitaptadır.»
(56/78) «Ona temizlerden (mutahharun) baş­kası dokunamaz!»
(56/79); «Alemlerin rabbinden indirilmiştir.» (56/80);
«Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?» (56/81).
79. ayette geçen "o" zamiri Arapça gramer kurallarına göre
kendisine en yakın olan isme atfedilir,
böylece el sü­rülemeyecek olan kitap,
Buruc Suresi 22. ayette de geçen "Levh-i Mahfuz" anlamındaki "Kitabîn Meknun/ Korun­muş Kitap"tır.
Ancak dolaylı olarak Kur'an-ı Kerim'e de
dokunulamayacağı söylenebilir.
Çünkü Kur'an da o kitaptan bir parçadır.
Dolayısıyla ona da içinde pislik, kötülük olan hiç bir yaratık (şeytan, cin, ins) dokunamaz, yani tev­hidi bütünlüğü bozucu ve tevhide aykı­rı batıl unsur sokamaz.
Kur'an-ı Kerim'in nüzulü sırasında, Kur'an'ı inkar eden
ve Hz. Peygamberi yalanlayan müşrikler (3/184),
Kur'an'ın şeytanların, cinlerin sözü olduğunu (37/36)
Muhammed (s)'in cinlenmiş ol­duğunu (15/6) Öne sürüyorlardı.
Dola­yısıyla Kur'an'ın Allah (c. c.)'tan indiril­miş olmadığını, temiz olmayan varlık­lar tarafından Hz. Peygamber'e ilham edildiğini iddia ediyorlardı.
Oysa Kur'an-ı Kerim bunlara cevap olarak
"Kovulmuş şeytanın sözü olma­dığını" (81/25)
"şeytanların indirmedi­ğini" (26/210) bildirerek,
söz konusu Vakıa 79. ayete de "Ancak ona temiz olanların dokunabileceğini" yani, sa­dece günah ve şirkten tamamen temiz­lenmiş olan meleklerin dokunabilece­ğini ve hemen akabinden de
"Alemle­rin rabbinden indirilmiştir" diyerek müşriklerin iddialarının boş ve asılsız olduğunu ortaya koymuştur.
Bu ayet Enes b. Malik, ibn Abbas, Said b. Cübeyir, İkrime, Mücahid, Katade... vb.
bir çok sahabe tarafından da bu şekilde anlaşılmış
(3 )Salmanı Farisî de bu ayetin Kur'an'ı abdestli olarak ele alıp almamakla hiç bir ilgisi olmadığını, söz konusu (mutahhar)
temiz olanların melekler olduğunu söylemiştir ki,
yu­karıda açıkladığımız üzere doğru ve Kur'an'a uygun olan da budur.
Eğer söz konusu ayette geçen (mu­tahharun) kelimesine (abdest alanlar) anlamını verecek olursak Abese 14 ve Beyyine 2. ayetlerde geçen (mutahharat) kelimesine de aynı anlamı yani "abdest aldırılmış sahifeler" anla­mını vermek gerekirdi ki;
bu ayetler için böyle bir iddiada bulunmak ne kadar yanlış ise Vakıa Suresi 79. ayette ge­çen (mutahharun) kelimesine de "ab­dest alanlar" anlamını yüklemek o ka­dar yanlıştır.
Dolayısıyla bu ayetlerde geçen (mutahharat ve mutahharun) kelimeleri şirk, küfür ve şeytanın tema­sından uzaklaştırılmış anlamını ifade etmekle birlikte temiz olan meleklere işaret etmektedir.
Yine ayette geçen (la) edatı nehy la'sı değil, nefy la'sı olarak kullanılmış­tır ki, bir çok müfessir de bu kanaatte­dir.4 Yani bu ayette "dokunmasınlar" şeklinde bir yasaklama (nehy) söz ko­nusu değil, ancak "dokunulamaz" şek­linde bir olumsuzlama,
dokunulamayacak olan bir olayın haber olarak bildi­rilmesi söz konusudur.
Bu da ayette bil­dirilen, gaybî bir mesajla ilintilidir.
Ayrıca son olarak şunu da bildir­mek gerekir ki;
Vakıa Suresi'ndeki söz ­konusu ayet ile Maide Suresi'ndeki ab-destle ilgili ayet karşılaştırıldığında da görülür ki;
abdest ayeti diğerinden nü­zul sırası bakımından
çok sonra indiril­miştir.
Rivayetler de bu durumu des­tekler mahiyettedir.
Bu durumda bilin­meyen bir hükmün yerine getirilmesi ve bunun istenmesi, yani abdest bilin­meden, abdestle ilgili bir hükmün yeri­ne getirilmesinin istenmesi nasıl müm­kün olabilir?
Sözü edilen bu ayetin yanlış anla­şılması sonucu müslümanlar Kur'an-ı Kerim'i yanlış yönde kutsamış ve yüceltmişlerdir ki,
ona dokunmak için bile çeşitli merasimler
ve prensipleri zorun­lu kural olarak koymuşlardır.
Halbuki Kur'an'ın kutsanması ve yüceltilmesi bu anlamda değildir.
Bilakis onun oku­narak anlaşılıp hayata tatbik edilmesi
ona verilen en büyük yüceltmedir.
Allah (c. c.) Kur'an'da, Kur'an'ın okunabilmesi için abdest vb,
gibi hiç bir ön şart koşmamış bilakis Allah'ın anıla-bilmesi için getirilebilecek tüm serbes­tiyi getirmiştir (4/103).
Kur'an'da yal­nızca namaz kılmak için emredilen böyle bir ön şartı Kur'an'ın okunabilme­si için -olmazsa olmaz- bir kural olarak ortaya koymak,
Kur'an'ın okunmasının ve anlaşılmasının önüne engel koy­mak demektir.
Halbuki Allah-u Teala biz insanlar için kolaylık istemekte, güçlük istememektedir (2/185).
Buna rağmen Allah'ın koymadığı bir şartı
Kur'an'ın önüne getirip koymak
aynı zamanda O'nu okuyup arınacak olan­ların
Önüne geçmek demektir.
Mümin­lerin görevi Kur'an'ın önüne engeller kaymak değil, önündeki engelleri kal­dırmak olmalıdır.
Mesele böylece açıklığa kavuşturuldukdan sonra diyebiliriz ki;
bu ayetin yo­rumlanmasında da olduğu gibi toplum­sal kabul gören değerler her zaman doğrudur anlamına gelmez.
Doğru an­cak Allah'tan olandadır,
dolayısıyla doğru ancak Kur'an'dadır,
Selam; doğruyu arayanlara ve bu doğruyla yaşayanlara olsun.
Kaynak:
1. Lisanü't-Arab, c. 4, s. 504,
2. Lisanü't-Arab, c. 4, s. 505.
3. Camiu'l-Beyan, 27/206.
4. Tefhimu'l-Kur'an, Mevdudi, c. 6, s. 100


Tarih : 13 Mayıs 2014 Salı
Hit : 7715

Powered Es Bilişim & Yazılım © Abdul Metin Hoca